kadın ve erkek

selam,ben 33 yaşında,body ciyim…Aşağıda yaşanımş bir fantazimi yazdım…Çok nemli ve sıcak bir Salı günüydü… Fakat sıcağın verdiği halsizlik ve sıkıntının o gün için etkisi yoktu. Kadın, az sonra gelecek olan sevgilisini beklerken heyecan doluydu. Az sonra neler yaşanabileceğini hayal etmişti ama yine de emin değildi. Üzerinde yazlık bir elbise vardı. Göğüslerinin hemen üstünden başlayan elbisesi, dizlerinin biraz altında son buluyordu. İç çamaşırı giymemişti. Salonlarındaki geniş koltuklardan birisine yarı uzanmış halde bekliyordu. Duvardaki saate baktı; dokuzu çeyrek geçiyordu. “Neredeyse gelir” dedi içinden… Beklemek onu rahatsız ediyordu ama bu bekleyiş diğerlerine benzemediği için sorun değildi. Karnının altından mı, yoksa göğsünün altından mı, nereden geldiğini anlayamadığı, onu koltuğunda rahatça uzandırmayan tuhaf bir sızısı vardı. Eskiden aşık olduğunda hissettiği bu tatlı sızıyı hemen tanıyıverdi. Bunu bastırmak için bir sigara yakmayı düşündü. Hemen ayağa kalktı. Kapıdan bir peri kızı gibi süzülerek mutfağa gidiyordu ki kapı çalındı. Aynı sızı, karnında bebek varmışçasına onu tekmelemeye, iç organlarını sıkmaya başladı. Sevindiğini hissetti. Kapıya doğru yöneldi. Derin bir soluk alıp bıraktı ve kapıyı açtı. Karşısında sevgilisi duruyordu. Hafif bir tebessümü yüzüne dağıtarak içeriye buyur etti. Adam içeriye girdi. Ayakkabılarını çıkartı. Yüzünü kadına doğru çevirince göz göze geldiler. Hafifçe birbirlerine sokulup sarıldılar. Adamın elleri kadının belini sarmış durumdaydı. Kadın, başını onun omzuna yaslamış, kollarıyla boynunu sarmıştı. İkisinin de avuç içleri sıcacıktı ve dokundukları yeri yakıyorlardı. Bir müddet böyle kaldıktan sonra ayrıldılar; el ele tutuşup içerideki odaya doğru yürüdüler. Kanepeye oturdular. Bir süre sohbet ettiler. Kadın, mutfaktan birer kahve getirdi. Birisine iki tane kesme şeker, diğerine ise iki tane tatlandırıcı atıp, elleriyle karıştırdı. Adam, bu sırada kadının ellerine baktı. Tam sevdiği gibi büyük ve simetrik kıvrımları olan ellerdi bunlar. Hem sevdiği gibi yarı uzamış tırnaklarını pembe ojeyle boyamıştı. Yine o seviyor diye saçlarını pembe bantla toplamış ve çok hafif göz makyajı yapmıştı. Yeni yaptırdığı havalı saçları ve üzerindeki yazlık elbise ile çok çekici duruyordu. Kahvelerini içmeye başladılar. Her ikisi de neşeli insandı ve konuşacak çok şeyleri oluyordu. Birbiri ardına yaptıkları hoş sohbet ve gülücükler bittikten sonra kahvelerinden son yudumlarını aldılar. İki çift manalı bakan kahverengi gözler birbiriyle kesişti. Adam: “Hadi, hazırlan” dedi. Kadın: “Tamam aşkım” dedi. Ve içeriye, yatak odasına gitti. İçeriye girip oda kapısını kapattı. Kapının üzerindeki askıda asılı pembe geceliğini aldı, yatağının üzerine koydu. Üzerindeki elbiseyi bir çırpıda çıkarttı. Odanın içerisinde çırılçıplaktı. Çekmecesinden en seksi ve küçük kilodunu bulup çıkarttı. Ayaklarını içinden geçirip, pürüzsüz bacaklarından yukarıya doğru çekti ve giydi. Sonra yatağının üzerinden geceliğini aldı ve üzerine geçirdi. O arada bacaklarının titrediğini, çok heyecanlandığını hissetti. Tekrar derin bir nefes alıp bıraktı. İçindeki ince sızı, yerini hazza ve heyecana bırakıyordu. Aynada kendisine baktı. Bandını çıkartıp, saçlarını tekrar topladı ve geri taktı. Geceliğinin ince askıları omuzlarından aşağıya doğru salınarak iniyordu. Dik memelerinin üzerini kapatan geceliği sanki biraz daha kısalmış gibiydi. Poposunun biraz aşağısında son buluyordu. Bacaklarını ve kollarını çok rahat hissetti. Üzerindeki gecelik, bant ve ojeleri ile tam bir uyum içindeki beyaz teni şimdi daha da bir çekiciydi. Her şey hazırdı. Artık içeriye gitmeliydi fakat kendinde bu cesareti bulması lazımdı. Bunu hayal etmek çok zevkli ve kolaydı, ama ya gerçeği?… Gerçeği biraz zorluyordu insanı. Adam bunu anlamış olacak ki yatak odasının kapısını habersizce açarak içeriye girdi. Kadın hem şaşırmış hem de rahatlamıştı. Bu cesur hareket, yaşanacakların da kapısını açmıştı. Odanın içindeki iki sıcak ten birbirini keşfetmeyi isteyerek bekliyordu. Adam kapıyı kapattı ve tepeden tırnağa sevgilisini süzdü. Uzun boyu, geniş omuzları, dolgun vücut hatları ve biraz da ürkekliğiyle, karşısında bir aşk perisinin durduğunu düşündü. Sanki birazdan sırtındaki kılıftan bir tane aşk oku çıkartıp tam kalbine saplayacaktı. Yüz ifadesinde asil, asil olduğu kadar da cesur bir ifade gördü. Kadının biraz daha yanına yaklaşmak için sabırsızlanıyordu. Ama bu anı biraz daha uzatmayı, tadını çıkarmayı istiyordu. Bu sessiz bekleyişte kadın biraz daha rahatlamaya, erkeği olacak sevgilisini biraz daha arzulamaya başladı. Birbirlerine doğru aynı anda birer adım attılar ve tekrar sarıldılar. Ama kapıdaki karşılaşmalarından daha arzulu, sıkar gibi, birbirlerini içlerine çeker gibi sıcak bir sarılmaydı bu. Birbirlerinin çıplak tenlerini ilk kez bu kadar yakından hissetmiş, ilk kez bu kadar iç içe olmuşlardı. Göğüs kafeslerini kıracakmış gibi çarpan iki kalp birbirine “seni seviyorum” diyordu. Adamın elleri kadının belinden aşağıya doğru indi ve geceliğin üzerinden kalçalarına dokundu. Sonra çıplak ve düzgün bacaklarına doğru kaydı. Bu temas kadının içini gıdıklıyordu. Bu tavan yapmış aşırı sıcaklarda adamın avuçlarındaki erotik ateş, kadını hiç bunaltmıyor; aksine, rahatlatıyordu. Bir an için arkalarındaki yatağa uzanacak gibi oldular ama adam buna hemen müsaade etmedi. Kadının arkasını döndürdü ve ellerini kadının göbeğinden dolayarak ona yaslandı. Kadın kendini tamamen erkeğine bırakmıştı. Kendini; onu arzulayan, emin ve güvenli birisine bırakmak güzel bir duyguydu. Adam bir müddet onun boynunu ve kulak memelerini emdi. Bunlar olurken kadının içi titriyor, bütün tüyleri ayağa kalkıyordu. Daha sonra boynundan omuzlarına doğru öperek devam etti. Elleri kadının göbeğinden yukarıya doğru çıktı ve geceliğinin üzerinden iri memelerini avuçladı. Bütün bedeni şehvetle dolan kadının bu hisleri göğüs uçlarından fırlayacak gibiydi. Adam daha sonra ellerini çekti ve geceliğin iki askısını kadının dik ve dolgun omuzlarından aşağıya indirdi. Bir an için geceliği aşağıya doğru düşecek gibi olan kadın, firari geceliğinin üstünü kendi göbek hizasında iki eliyle yakaladı. Şimdi çekici vücudunun üst kısmı çırılçıplaktı. Ve adam hala arkasındaydı… Karşısında duran çıplak omuz ve sırtı iki eliyle masaj yapar gibi okşayan adam, ellerini aşağıya indirdi ve kalçalarını sıkmaya başladı. Bir yandan da dudaklarını kadının sırtında gezdiriyor, onu emiyordu. Biraz sonra yukarıya doğru çıktı ve kadının boynunu öperek devam etti. Şimdi sıra, ne zamandır birleşmeyi bekleyen haz dünyasının kapılarını açan iki ayrı dudaktaydı. Adam kadını kendine doğru çevirirken gecelik aşağıya doğru düştü. Göz göze geldiler ve dudak dudağa öpüşmeye başladılar. Her ikisi de ayakta bir birine yaslanmış vaziyete öpüşüyordu. Adamın üzerinde beyaz bir gömlek ve kot pantolonu vardı. Kadın ise üzerinde sadece iç çamaşırıyla duruyordu. Bir müddet bu şekilde öpüşerek, birbirinin ağızlarının içini keşfederek, dillerini emerek geçti. Adam onu yatağa doğru uzandırdı. Kendisi de yanına uzandı ve sonra kadının üzerine doğru eğildi. Dayanacak durumda değildiler. Kadın onu sararak üzerine doğru çekti ve bacaklarını aralayarak erkeğinin rahatça uzanmasını sağladı. Tekrar öpüşmeye başladılar ama bu seferki daha ıslak ve heyecanlıydı. Nefes nefeseydiler. Kadın erkeğin gömleğinin düğmelerini açmaya başladı ve onu soydu. Erkek de yattığı yerden biraz doğruldu ve pantolonunu çıkartıp attı. İkisi de sadece donlarıyla kalmışlardı. Erkek, kadının dudaklarından, boynuna; boynundan, biraz daha aşağıya inerek memelerine geldi. İki avucuyla onları okşadı ve irileşen meme uçlarını öpüp, emmeye başladı. Her ikisinin de bütün vücudu birbirine temas ediyor ve bu sürtünmeden alınan haz, iniltilere yol açıyordu. Adam heyecanı biraz daha tırmandırmak için memeleri iki avucunda tutarak başını aşağıya doğru indirdi. Küçük öpücüklerle kadının göbeğine indi. Oradan bacaklarına geldi. Kadının kasıklarını emiyor ve öpüyordu. Kulağına gelen iniltiye ve saçlarında dolaşan ateşli ellere aldırış etmeden kadının kilodunu aşağıya doğru indirdi ve bedeninden ayırdı. Çırılçıplak kalan kadın artık iyice ıslanmıştı. Sevgilisinin “kadını” olmayı çok istiyordu. Adam da bir an önce onun “erkeği” olmayı istiyordu. Bu, tuzu alınmış berrak okyanusa atlamak, mavilerin enginliğine sıçramak, dünyanın en rahat yolculuğuna çıkmak ve hayatın temel amacına bir an önce ulaşmak her ikisinin de şu an tek amacıydı. Hayatlarındaki hiçbir şey ve hiç kimse o an için birbirlerinden daha değerli değildi. Adam da üzerindeki son engelden kurtuldu ve sevgilisinin içine girdi. Sanki bir anaforda savrulur gibi sırayla kayboldular… Biraz sonra, ruhları gittiği mutluluk mabedinden henüz dönmeyen iki yorgun beden yan yana uzanıyor…Bugunluk Fantazim bitiyor lakin sizden gelecek yorumlara göre daha yaşadığım birsuru anımı sizle paylaşmak isterim..yorumlarınız için::,,add me at msn …..siz nasıl bir fantazi hayal ediyorsunuz?

tim_yapacagini_yapti

Tim Yapacağını Yaptı!!!Ben öyle her erkeği beyenmem , her erkeğin kulu köpeğide olmam ama Tim bambaşkaydı. Yemyeşil gülen gözleri , kahverengi kısa saçları , düzgün vicudu ,tatlı gülümsemesi aradığım her şey vardı onda. Tim aynı zamanda benim yaz kampındaki komşumdu. Odalarımız yan yana olduğu için sık sık görüşürdük ya ben onu ziyarete gidiyordum yada o beni ama birkere olsun Tim’i boxerla veya üstsüz görmemiştim. Konuşurken mumkün olduğunca ona yaklaşıp kokusunu almaya çalışıyor , kaslı bacaklarına arkadaşça dokunuyordum hepsi o… Birgün herzamnki gibi gidip kapısını çaldım. Hoş geldin deyip tatlı tatlı gülümsedikten sonra beni içeri buyur etti. Birden gözlerim Tim’in koltuk altına takıldı , orman gibiydi. Uzamış kılları saçından bir ton açık kahverengi bir ormanı andırıyordu. Ben öyle kıl hastası değilim. Hatta çoğu zaman bu kadar uzun kıllar miğdemi bulandırır ama Tim başka , bu hali onu daha da sexileştiriyordu. Ona hayran hayran baktığımı görünce yanıma yaklaştı ve ter kokmuşmuyum diye sordu. Bende hafifçe koltuk altına yaklaşıp derin bir nefes aldıktan sonra hayır dedim. Çok hos bir parfüm kokuyordu. Adam gibi bak len diyip kafamı tuttuğu gibi koltuk altına bastırdı. Öylece kalakaldım , Tim’e ilk defa yüzüm deyiyordu. Çok heycanlanmıştım. Tim ise kaslı kollarıyla başımı sıkıca tutuyor ne diyorsun temizlemek lazım mı ? diyip duruyordu. Ben hayır dedim biraz daha bastırdı ve tekrar sordu. Temizlemek gerekiyor mu? Evet Tim diye cevap verdim onun istediğini yapmak için. Temizle o zaman diyip kollarını arkaya atarak yatagına uzandı , ben tam gidip tuvaletten su sabun alıcakken. Nereye diye bağırdı bende su ve sabun dedim.. Gülümsedi gel buraya diye yanına çağırdı , sonra dilini çıkar diye emretti her dediğini harfi harfine yapıyordum. Şimdi yala dedi ve ben yalamaya başladım. Ağzımda tek tük kıllar kalıyordu ama o halinden çok mutluydu… Aferim seni ibne , götünü sikeyim senin , gerzek şey , aptalsın sen ,hay ben senin gelmişini geçmişini sikeyim diye küfürler savuruyordu. Sonra saçlarımdan çekerek beni kendinden uzaklaştırdı ve üstünü çıkartıp yala ulan diye bağırdı. Dediğini istemiyormuşda zorla yapıyormuş gibi davranmaya çalışıyordum biryandan da iştahla meme uçlarını , karnını gögüsünü yalıyordum. Tim bu Faslıda yeterli bulunca pantolonunu çıkarttı altındaki siyah slibe zar zor sığan siki belli oluyordu ve yala dedi. Hemen sikine yöneldim ama o ilk ayaklarımdan başla diye emretti hatta işini biraz kolaylaştırayım diyerek ayaklarının üstüne balgam atmayıda ihmal etmedi. Efendimin ilk önce attığı tükrüğü sonra tüm bacaklarını ve kasıklarını yaladım. Tim gülümsüyordu sadece sonra şimdi sana 4 dakika veriyorum istediğin gibi öp em sikimi sonra ben sana ağız nasıl sıkılır ogreteegim dedi ve sikiyle beni baş başa bıraktı 20 yaşında biri için Timin sünnetsiz siki baya büyüktü (22 cm) taşaklarını , kasıklarını ve sikini yaladım ve ağzıma almaya başladım ama tabiki hepsi girmiyordu , ama 3/1 nin girmesi bile yeter diye düşünüyordum ki Tim süren doldu diz çök önümde ve ağ ağzını deyip hemen ağzıma soktu ama ne sokuştu o . Saçlarımdan tutup taa gırtlagıma kadar sokuyor benim gözümden gelen yaşları , nefessiz kalışımı ve öğürmemi izleyip tekrar çıkartıyordu ve bunu o kadar hızlı yapıyordu ki sanki bir an bile nefes alamıyormuşum gibi hissediyordum. Bir ara şaçlarımı çekiştirmesine rağmen o tam en dibine kadar sokarken kafamı geriye çektim , nede olsa nefes almalıydım ama nefes yerine tam karnıma sert bir tekme aldım. Beni bir daha deneme yoksa kötü olur diye hırlayan tim tekrar sikini gırtlagıma sokuyordu. Bense onun taşaklarını okşayarak boşalmasını hızlandırmaya çalışıyordum ama nafile o hayvan gibi siki 10 dakika boyunca dura dura hızlana yavaşlaya gırtlağımda tuttu ve 10 dakika sonunda boşlamayı başardı. Ağzıma değil gırtlağıma boşaltıyordu biryandanda hele bir damlayı ziyan et çişimi içirmezsem sana orospu çocuğuyum diyordu. Oluk oluk boşalıyordu tim , akarsu gibi akıyordu ve bir anda olan oldu ağzıma sığmayan döllerden bir damla yere düştü. Tim halinden memlun ben diyeceğimi demiştim dedi . hemen yere eğilip yalamaya başladım akan dölü ama nafile…. Tim hemen soyunmamı ve sırt üstü yatmamı istedi hemen dediğini yaptım. Seni bacak omuza sikecem çünkü yüzündeki acıyı görmek istiyorum dedi. Ne acısı yaa derken çok sikildin galiba diye bir soru geldi. Yok dedim henüz kimse sikmedi götümü. Tim sıçtın olum götünden şakır şakır kan getirmezmiyim ben senin şimdi , bak ne krem ne tükrük böyle sokacağım bakalım ne bok yiyeceksin diyip hemen dayadı bir yandanda bacaklarıma tokatlar atıyordu tüm gücüyle. O kadar hızlı vuruyordu ki gözümden yaş geldi. Tim hemen sikini göz yaşımla ıslatıp bastırmaya başladı. Aman allahım o ne acı. Feryatlar ediyordum. Acı bana ne olur kulun köpeğin olayım bak girmiyor işte diyordum ama tim hiç oralı değildi ben bağırdıkça dahada bastırıyordu. Tek sorun girmiyor olmasıydı sikinin daha başı bile girmemişken benim acıdan gözlerim kararıyordu. Hemen tim ağzıma slibini tıktı ve dolabından bir kemer çıkarttı. Bir daha sikme dersen bununla döverim seni diye bağırdı ve bastırmaya başladı. Sesim çıkmıyordu sadece inliyor ve ağlıyordum. Ne kadar sürdü bilmiyorum başının girmesi ama ben çok acı çekmiştim. Sonra birden yüklendi. Yarısına kadar sokmuştu ama ben artık kendimi hissetmiyordum , gözlerimdeki görüntü karardı , bayılmak la ayılmak arasında gidip geldim sonra tekrar geçirdi tim kendimden geçmiştim. Hayatımda daha önce bu kadar canım yanmamıştı ama nede olsa sevdiğim adamın kollarının altındaydım. Tek tesellim buydu zaten. Tip zorla bir iki gidip geldi sonra çok zor kayıyor len bu diyip çıkarttı sikini. Siki kıp kırmızı olmuştu belikli bu kızarıklık onun sikinden değil benim götümden geliyordu.Slibi çıkartıp hemen ağzıma verip iki yalayıp tekrar geçirdi. Alışamıyordu götüm işte. Ben iri biriyim. 21 yaşında 184 boyunda 90 kg siyah saçlı ve bebek suratlıyım o benden daha küçüktü hem boy hemde yaş olarak ama efendim olmuştu. Kocam olmuştu bana hükmediyordu. Ağzımda tekrar slip götüme girip çıkıyor ara sıra kanırtıyor ve hızlanıyordu. Kendimden geçmiştim acı ve zevk in bu denli bir arada yaşandığını bilmezdim. Hele onun o kudurmuş hali beni iyice çileden çıkarıyordu. İlk önce kafası içerde kalana kadar geri çekiyor sonra köklüyor ve çığlımı dinliyordu. Sonra pompalamaya başladı. Emindim artık götüm parçalanmıştı. Uzun süre yalvarış ve yakarışlarıma aldırmadan götümün içinde gidip geldi. O kadar hizlı gidip geliyorduki , taşakları şap şap diye sesler çıkarıyordu ve en sonunda tekrar boşaldı. Tim o gece beni sabaha kadar 3 kere agızımdan 3 kerede gotumden sikti. Artık onun karısıyım demek isterdim ama bu sadece bir fantezi Tim sadece yakın bir arkadaşım. Hem kocam hem sevgilim hemde dostum olacak , genç , kültürlü , temiz bir sırdaş bulamadım henüz

hala bulamadım

|merhaba arkadaşlar adım erol ben başımdan geçen bi olayı kısaca size aktarıcam bi gün internette chat leşirken bi kızla sanal sex yapmaya başladık kızın telini aldım ve buluştuk bana netteki kadar başarılı olup olmayacağımı sordu benim hiç aklımda bile yoktu ama dene ve gör dedim en yakındaki bi otele gittik ve girer girmez benim dudaklarıma yapıştı üzerinde çok dar bi badi ve pantolon vardı göğüsleri harikaydı bi kaç saniyede çırılçıplak kalmıştık önüme eğildi ve yarrağımı ağzına alıp saksoya başladı doğrusu pek beceremiyodu ona bakişremisin dedim evet dedi ben ağzına boşaldım ve şimdi kendini bi uzmanın kollarına bırak tatlım dedim onu yatağa yatırdım ve amını yalamaya başladım deli oluyodu sok diye inlerken daha dur dedim ve onu domalttım götünü yalamaya başladım götü harikaydı ve tükürüklediğim yarrağımı götüne sokmaya çalıştım zorda olsa girdi ve gitgellere başladım götünün içine boşaldım şimdi sıra amına gelmişti yalamaya başladım malımı yeniden kaldırıp amına geldim önce istemedi ama nasıl olsa olucak ne farkeder dedim zorda olsa ikna ettim ve adeta yanan amına girdim sikim pişiyodu sanki çok sıcaktı ve ben zevkten deliriyordum oda hem inliyor hem bağırıyor hmde ağlıyordu sonra zevkini aldı ve üsyüme çıktı artık kontrol ondaydı üzerimde zıplıyordu çık dedim ve yarrağımı ağzına soktum tek bi damlacığı bile taşırmamıştı ikmizde çok zevk almıştık şimdi canımız sıkılınca birbirimizi arayıp bıuluşuyoruz ve doyasıya sikişiyoruz bu arada o evlendi ama benim yarraığımı unutamadığı için ayda bir benim oluyor eğer nette konuşmak isterseniz ben burdayım erolcam_@hotmail.com

pamuk prenses ve 7cüceler sex

Pamuk Prenses Ve Yedi Cüceler Bir varmış bir yokmuş. Bir zamanlar çok uzak bir ülkede yaşayan mutlu mu mutlu bir kral ve kraliçe varmış. Halkı tarafından da çok sevilip saygı gören kral ve kraliçenin bir tek dertleri varmış, o da çok istedikleri halde çocuklarının olmamasıymış. Nice hekimler, nice ilaçlar hazırlamışlar ama bir türlü dertlerine deva olmamış. Karlı bir kış günü kraliçe pencere kenarına oturmuş, hüzünlü hüzünlü bir yandan çocuğu olmamasına kederlenirken bir yandan da dikiş dikiyormuş. Elindeki dikiş iğnesi kraliçenin eline batmış ve eli kanamış. Kraliçe bir elindeki kana bir dışarıdaki pamuk gibi kara bakmış ve ” Allahım ne olur bana teni kar gibi beyaz, dudakları kan gibi kırmızı, saçları abanoz gibi simsiyah bir kız çocuğu nasip et ” diye yalvarmış. Kraliçenin dileği gerçekleşmiş ve bir süre sonra kraliçe hamile kalmış. Gerçekten de istediği gibi pamuk gibi teni, simsiyah saçı olan, kırmızı dudaklı bir kız doğurmuş kraliçe. Adını pamuk prenses koymuşlar. Çok sevinen kral ülkede kırk gün kırk gece sürecek bayram ilan etmiş. Ancak kısa bir süre sonra talihsiz kraliçe ölmüş. Çok üzülen kral bir süre yas tutmuş ve elini kadın eline değdirmemiş. Ancak daha fazla abazalığa dayanamayan kral, gizli gizli hizmetkarları sıkıştırıp çimdiklemeye, ellemeye başlamış. İşi daha da ileri götürüp genç bir hizmetçiyi yatırıp tam sikecekmiş ki pamuk prensese yakalanmış. Kral ” bu iş böyle gitmeyecek ” diyerek yeniden evlenmeye karar vermiş. Ancak evlendiği kadın büyücüymüş. Bu nedenle günlerini sarayın alt katında büyücülükle geçiriyormuş. Bu nedenle kral bu büyücüyü nadiren sikebiliyormuş. Büyücü kraliçenin bir de sihirli aynası varmış. Bu aynayı karşısına alır ve sorarmış ; ” ayna ayna söyle bana, dünyanın en seksi kadını kim ? “. Ayna da ” sizsiniz kraliçem dermiş “. Başka bir gün yine aynasını karşısına alıp sorarmış ; ” ayna ayna söyle bana dünyada erkekler en çok hangi kadını sikmek isterler ? “. Ayna ” sizi kraliçem ” diye cevap verirmiş. Yuvarlak kalçaları… Gel zaman git zaman, pamuk prenses serpilip büyümüş, adına uygun pamuk beyazı, ilik gibi bir kız olmuş. Prensesi gören erkekler hayran kalıyorlarmış. Bembeyaz teni, yuvarlak kalçaları, dik memeleri, kiraz dudakları ile pamuk kızı gören erkeklerin hepsinin siki kalkıyor, münasip bir yerde otuz bir çekiyorlarmış. Büyücü kraliçe bir gün aynasını alıp her zamanki sorularından birini sormuş ; ” ayna ayna güzel ayna söyle bana en sikilesi kadın kimdir ? ” diye sormuş. Ayna da ” pamuk prenses kraliçem ” demesin mi ? Kraliçe çılgına dönmüş. Birkaç gün öfkeyle homurdandıktan sonra yine aynayı alıp soruyu değişik bir şekilde yeniden sormuş ; ” ayna ayna güzel ayna sen olsan dünyada en çok kimi sikmek isterdin ? “. Ayna ” elbette pamuk prensesi kraliçem, fıstık gibi karı, aha sikim kalktı yine “. diye cevap verir. Kraliçe hışımla oradan uzaklaşır ve ormandaki avcıyı saraya çağırtır. Avcıya pamuk prensesi götürüp ormanda öldürmesini ve öldüğünün kanıtı olarak da kalbini kendisine getirmesini söyler. Avcı pamuk prensesin elini kolunu bağlayıp ormana götürür. Avcı ormanda yürüyerek prensesi kulübesinin önüne kadar getirir. Hançerini çıkarır ve prensesi öldürmek üzere harekete geçer. Tam hançeri göğsüne saplayacakken prensesin bembeyaz memelerini sutyeninin kenarından görür. Gördüğü manzara avcıyı çok etkiler. Süt beyazı, taş gibi memeler avcının aklını başından alır ve avcının sikinin kalkmasına sebep olur. Memeleri avuçlayıp mıncıklamak için büyük bir istek duyar. Avcı içinden ” ulan nasıl olsa öldüreceğim, bir kez sikip de öyle öldürsem ne olur sanki ” diye geçirir ve prensesin iplerini çözerek alini ayağını serbest hale getirir. Prensesin gözleri öldürülme korkusuyla fal taşı gibi açılır. Avcı prensesin üzerine atılır ve elbiselerini parçalayarak soymaya başlar. Prenses bağırıp çağırarak çırpınmakta, avcıya direnmektedir. Prenses can havliyle tırnaklarını avcının suratına geçirir. Avcı acıyla bağırır ve prensese sert bir tokat atar. Hançeriyle prensesin sutyenini bir çırpıda parçalar ve ortaya çıkan yusyuvarlak, dik memeleri emmeye yalamaya başlar. Nasırlı elleriyle çenesini sertçe tutar ve prensesin dudaklarını öpmeye başlar. Avcı dilini prensesin ağzının içinde kıvrak hareketlerle dolaştırırken eliyle de memelerini okşamaktadır. Avcı yeniden prensesin memelerini yalamaya başladığında meme uçlarının sertleştiğini görerek prensesin de hoşlanmaya başladığını anlar. Elini külotunun içine daldırır. Ellerinin yamyaş olmasıyla prensesinde sevişmekten zevk aldığını iyice anlar. Amından aldığı sıvıyla prensesin klitorisini yavaşça okşamaya başlar. Prenses artık açıkça inlemeye başlar. Avcı önce kendi elbiselerini daha sonra da prensesin elbiselerini soymaya başlar. Zevk çığlıkları… Her ikisi de çırılçıplak kaldıklarında prenses susamış da çeşmeden su içiyormuşçasına avcının sikini ağzına alıp hararetle emmeye başlar. Avcı prensesi koltuk altlarından tutarak kaldırır ve kucağına oturtur. Sikini prensesin amına hizalar ve yavaş yavaş sokmaya başlar. Tam girerken prenses acı bir çığlık atar. Prensesin bekaretinin bozulduğu andır bu. Avcı yavaş hareketlerle prensesi sikmeye devam eder. Bir süre sonra prenses de acısını unutarak zevk çığlıkları atmaya başlar. Çok fazla zaman geçirmeden birlikte orgazm olarak sarılıp kalırlar. İşini bitiren avcının aklına büyücü kraliçe ve pamuk prensesi öldüreceği gelir. Ama yalvaran gözlerle kendisine bakan pamuk prensese acır ve onu serbest bırakmaya karar verir. Pamuk prenses ağlayarak uzaklaşır. Avcı ise bir geyik öldürüp kalbini çıkartır ve sarayın yolunu tutar. Kanlı geyik kalbini kraliçeye verir. Kraliçe pamuk prensesin öldüğünü düşünüp çok sevinir. Pamuk prenses ormanda koşa koşa rasgele giderken bir kulübe görür. Kulübenin kapısını çalar ama kimse çıkmaz. Kapıyı ittirip içeri girer. İçeride çok darmadağınık yedi tane yatak, bir masa, yedi sandalye ve yerde kilimler vardır. Pamuk prenses evi derler toparlar ve her tarafı pırıl pırıl yapar. Mutfağa girip yemekler yapar. Akşama doğru yorgunluktan uyuya kalır. Hava karardıktan sonra evlerine dönen yedi cüceler evi tertemiz görünce şaşırırlar. Uyuyan pamuk prensesi görünce daha da şaşırırlar. Prenses uyanıp da karşısında yedi tane cüceyi görünce evlerine izinsiz girdiği için özür diler. Onlara başından geçenleri anlatır. Yedi cüceler prensesin başına gelenlere çok üzüldüklerini söyleyerek bundan sonra kendileriyle beraber kalmasını isterler. Pamuk prenses bu teklifi sevinerek kabul eder. Beraber yaşamaya başlarlar. Gündüzleri cüceler ormana giderek odun toplayıp, avcılık yapmakta, prenses de ortalığı toplayıp çamaşır, bulaşık yıkamakta yemek yapmakta beraberce çok mutlu bir hayat sürmektedirler. İhtiyar bir cadı… Kraliçe pamuk prensesin öldüğünden emin bir şekilde aynasını eline alıp her zamanki sorularından birini sorar ” ayna ayna güzel ayna söyle bana kim dünyanın en çekici kadını ? “. Ayna ” Pamuk prenses kraliçem diye cevap verince çılgına döner. Derhal adamlarını gönderip avcıyı getirtip durumu öğrenir ve avcıyı öldürtür. Kristal küresine bakarak Pamuk prensesin yerini tespit eder. Hazırladığı özel ilacı içerek ihtiyar bir cadı kılığına girer. Dolabındaki zehirli karışımdan sürdüğü bir sepet elmayı da alarak ormanın yolunu tutar. Pamuk prensesin yaşadığı kulübenin kapısına varır ; – Kim o ? – Elmacı kadın – Ne istiyorsun ? – Güzel elmalar getirdim kızım – Ama benim kapıyı açmam yasak – Benim gibi ihtiyar bir kadından ne zarar gelecek yavrum – Peki, açıyorum İhtiyar cadı içeride biraz oturur ve prensese bir elma verir. Elmayı ısıran pamuk prenses yere yığılıp kalır. Cadı hemen oradan uzaklaşır. Akşam cüceler eve geldiğinde önce prensesin öldüğünü sanırlar ama daha sonra yaşadığını anlarlar. Ona camdan bir tabut hazırlayıp koyarlar ve kendine gelmesi için çareler düşünmeye başlarlar. Günlerce ağlaya ağlaya çareler düşünürler ama bir şey bulamazlar. Nihayet bir gün en genç cüce bir çare bulduğunu sevinçle haykırır. Herkes çok merak eder. genç cüce ” prensesin uyanması için ona can suyu vermemiz lazım ” der. Diğerleri can suyunu nereden bulacaklarını sorarlar. genç cüce ” arkadaşlar, bahsettiğim can suyu hepimizde var ” der. Herkes ne demek istediğini anlar. Genç cüce prensesi sikersek uyanır demeye getirmektedir. da kaç tane aslı varsa hemen tıkla ve gör.` aslında bunu abazalığından söylediğini, herkes anlar. Ancak zaten herkes ilk günden beri prensesi sikmek için can atmaktadır ama birbirlerinden utandıklarından teklif edememektedir. Eh, kolay değil yıllarca dağın başında ormanda kadınsız, otuz bir çekerek bir ömür sürmek. Ellerine ilk kez geçen bu fırsatı kullanabilmek için genç cücenin teklifini kabul ederler. İlk sırayı en ihtiyarlarına verirler. Pamuk prensesi çırılçıplak soyarlar. Sütun gibi bacakları… Prensesin çıplak vücudunun görüntüsü karşısında hepsinin de ağzı bir karış açık kalır. Uzun siyah saçları, kiraz gibi dudakları, uzun ince bembeyaz biçimli vücudu, yuvarlak dik memeleri, kalçalarının kavisi, kılsız biçimli amcığının dudakları, sütun gibi bacakları ile prensesi cüceler rüyalarında bile görmemişlerdir. 1. cüce soyunup prensesin üstüne geçer ve yirmi santimlik yarrağını prensese zevkle sokarak yavaş yavaş sikmeye başlar. Bu arada prensesin amı da sulanır. Çıkan şak şuk seslerden herkes durumu anlar. Bir süre sonra prenses inlemeye de başlar. Herkes prensesin uyanmaya başladığını sanır. Ancak 1. cücenin ohlaya ohlaya prensesin amına boşalmasıyla prenses de orgazm olur ve tekrar uyumaya başlar. 2. cüce can suyunun yanlış yere bırakıldığını o yüzden uyanmadığını söyleyerek soyunur ve 22 santimlik yarrağını sıvazlayarak prensesin üstüne çıkar. Meniyle kayganlaşan amcığın içine sikini sokarak birincinin tersine hızlı hızlı siker prensesi. Prenses tekrar inlemeye başlar, hatta sesler de çıkartır ” oh, erkeğim sik beni, daha hızlı, oh, sok bana hızlı hızlı sok, erkeğim “. Prenses orgazm olup titremeye kasılmaya başlayınca 2. cüce yarrağını çıkararak prensesin göbeğine uzun uzun boşalır. Prenses tekrar uyur. Prenses acı bir çığlık atar… 3. cüce uygun deliğin bulunmadığını bu yüzden prensesin uyanmadığını söyleyip acele acele soyunur ve zeytin yağı sürdüğü sikini prensesin göt deliğine dayar. Prenses acı bir çığlık atar ama 3. cüce aldırmadan götünden sikmeye devam eder. Darcık göt deliğinin sıcaklığında uzun süre kalamayan cüce, prensesin acı çığlıklarına aldırış etmeden bağırsaklarının içine boşalır. Prenses tekrar uyur. 4. cüce de soyunur ve prensesin üzerine oturarak sikini ağzına verir. Prenses iştahlı iştahlı emer cücenin iri kamışını. Uzun sürmeden o de ağzına boşalır. Prenses cücenin spermlerini yutarak tekrar uykuya dalar. 5. cüce memelerinin arasında boşalırken, 6. ve 7. cüce de prensesin ellerini spermleriyle doldurur ama ne yazık ki prenses uyanmaz. Hevesini alamayan genç cücenin canı ikinci kez amcık istemektedir. Bu nedenle şöyle bir teklif yapar ; ” Arkadaşlar teker teker uyandıramadık, hep beraber verirsek can suyumuzu belki uyanır “. Kabul ederler. 1. cüce sırt üstü yere yatar. Prensesi yüzü yukarıya gelecek şekilde üzerine yatırırlar. Üç kez orgazm olur… Alttaki cüce sikini prensesin götüne sokar. 2. cüce üstten amcığına dalarken 3. cüce ağzına verir, 4. cüce memelerinin arasına yerleşir. 5. cüce prensesin sağ eline, 6. cüce de sol eline verir. 7. cüceye bir yer kalmamıştır. O da sinirlenir ve gidip 2. cücenin götüne sokar. Böylece uyandıracağız bahanesiyle zavallı pamuk prensesi evire çevire her tarafından sikerler. Zavallı lafın gelişi. Prenses de bu durumdan memnundur. Tam üç kez orgazm olur. Sonuncu orgazmı cücelerin hep beraber 10, 9, 8, 7, 6, 5, 4, 3, 2, 1, 0 diye sayarak aynı anda boşalmalarıyla eş zamanlı olur ve ardından yine uykuya dalar. Yorgun düşen cüceler uykuya dalarlar. Ertesi sabah kapının çalınmasıyla uyanırlar. En genç cüce kapıyı açmaya gider ; – Kim o ? – Açın kapıyı – Kimsin sen ? – Ben sabahattin, Prens sabahattin – Buyurun, girin – Selamünaleyküm – Aleykümselam, hayırdır sabah sabah – Uyku tutmadı, erken kalktım. Abazalıktan anam ağladı avradını sikeyim – Eee, bizi mi sikmeye geldin ? – Yok be. Sizi niye sikeyim. Ben prensim. Ancak prenses sikerim. Onun için sikecek bir prenses arıyorum. – Aha biz de bir tane var ama ölü gibi yatıyor. – Hani nerede. Aa bu fıstık gibi ya. Ben onu bir sikeyim bak nasıl canlanıyor. – Biz çok siktik dün ama bana mısın demedi – Ulan sizin sikmenizle olur mu ? Cüce sikiyle prenses uyanır mı ? Ona şöyle temiz otuz santimlik bir prens yarrağı değmesi lazım. – Buyur bir de sen dene şansını bakalım. Balta sapı gibi… Prens süratle soyunur ve gerçektende otuz – otuz iki santim civarındaki kalın yarrağı ile prensesi sikmeye başlar. Ama ne sikme. Prensesi deli danalar gibi böğürte böğürte yarım saat siker. Sonunda prensesle beraber orgazm olduklarında sesleri ormanın derinliklerindeki ayıları bile uykusundan uyandırır. Prenses ” canım sevgilim, prensim, sabahattinim ” diyerek uyanır ve prensin boynuna sarılır. Gerçekten de prenses uyanabilmek için otuz santimlik balta sapı gibi bir prens yarrağına ihtiyaç duymuştur. Prenses sonraki yıllarda yedi cüceler dahil bir çok erkekle bir çok kez sevişip sikişmiştir ama hiç birisinde Prens sabahattin’in yarrağından aldığı lezzeti alamamış ve her defasında prensine geri dönmüştür. Prens prensesi uzun yıllar bıkmadan usanmadan evire çevire türlü çeşitli yerlerinden, türlü çeşitli pozisyonlarda bıkmadan usanmadan sikmiş, bu sayede prensle prenses ömür boyu mutlu bir hayat sürmüşlerdir. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine…

siyahları severim

Ben 24 yayşında yanlış yaşayan bir bayanım. Benim hikayem yaşadığım bir tatilin özeti bunu sizlerlede paylaşmak istedim. İnanıyorumki sizleri de okudukça azdırakac bir olay. Yaşananları aynen aktarıyorum. Tatil için gittiğim hollandada çevreyi dolaşırken bir bara girip biraz dinlenmek istedim ve    bulduğum ilk kapıdan daldım. hemen bir içki söyleyim yudumlamaya başladım ve bu tatilde ne gibi deneyimler yaşayacağımı gezeceğim yerleri düşünüyordum.    yanıma iri yapılı bir zenci oturdu kendisi bir votka ısmarladı sanırım ingilizdi yada ben öyle sandım bende göz ucuyla onu    süzüyordum o hemen bunu fark etti ve bana bir gülümseme ile selam verdi. bense bu güne kadar hep .    merak ettiğim bir tür ile karşı karşıyaydım. onları inanılmaz sexi buluyordum ama hiç bir deneyimim olmamıştı. bana bir içki teklif etti bende ok dedim ve muhabbete başladık ilerleyen zamanda bana birlikte olabilirmiyiz diye açıkça sordu bede biraz garipsedim açıkçası ama alkolün etkisiyle ve ona olan zaafım nedeniyle kabül ettim. Ama bir yandanda başıma gelecekleri düşünüyordum daha adını bile bilmiyordum bu    bile beni oldukça heyecenlandırdı. Onun kaldığı otele geldik ve odasına çıktık ben aslında biraz pişman bile olmuştum ama basiretim bağlanmıştı ona baktıkça hayır diyemiyordum evet onu manyak bir şekilde istiyordum. kendi kendime türkçe aptal salak kaltak şimdi görürsün diyordum. Odasına    girdik ve bir içki doldurdu içkilerimizi içerken kanapede oturuyorduk o ise çoktan benimle ilgilenmeye başlamıştı elleri vucudumda ve bacaklarımda dolaştıkça    ıslanmaya başladım altım nehir gibiydi. ve izin isteyip lavoboya gittim biraz makyajımı düzelltim ve parfümümü tazeledim ve hazırdım döndüğümde o içkisini içmeye devam ediyordu yanına oturdum ve o göğüslerimi iri dudakları ile yalamaya emmeye başladı kendimi kaybetmek üzereydim çılgın gibiydi beni ateş basmıştı hareketlerimi kontürol edemiyordum kalçalarım zevkten uyuşmuştu eliyle elimi tutup o harika muhteşem kalınlıktaki organının üzerine koydu o    ara göz gözeydik şöyle dediğimi hatırlıyorum way bununlamı becereceksin beni dedin tek kelime ile cevap verdi yes ben pantolanunun fermuarını    indirdim ve işte karşımda idi kapkara kocaman bir penis elime aldım ateş gibiydi o an içimden şelaleler döküldüadeta eliyle başı    ona doğru yaklaştırdı anladımki oral istiyor yavaşça ağzıma aldım ilk anda çeyreğini ağzıma sokabiliyordum ama bir kaç saniye sonra bu amkansızlaştı oldukça kalınlaşmıştı artık ok yaydan çıktı ve o da .    daha fazla dayanamadı ve beni hemen koltuğun üzerine yatırdı benim üzerimde hiç bir şey kalmamıştı koltuğun üzerine yatınca bacaklarımı iki yana açtim ve kendimi elimle ıslatmaya başladım o bana bakarak    penisini tükürükledi ve bana doğru yaklaştı belimden yakaladı ve bir anda artık ona telimdim eliyle penisinin kafasını vajinama sokmal için .    destekle birlikte abandı o anda çığlığı bastım kafası girmişti yavaşça ve ritmik bir şekilde içimde hareket ediyordu üzerime abanıp beni    yalıyor ve sonradoğrulu daha tamamını sokmadığı penisini hereket ettiriyordu ben deliye dönmüştüm bu harikaydı böyle bir erkekle daha önce yatmamıştım    ve artık iyice içime sokmaya başladı tamamen girdiğinde ban inliyordum bu beni deli etmişti öyle ne kadar becerdi bilmiyorum ama sonra çıkarttı ve arkamı dönmemi istedi o şekilde vajinama girecekti ben tam bir köle gibi ne isterse yapmaya hazırdım    yeterki beni becersin istiyordum bu hale gelmiştim. arkama geçti ve içime girdi artık oda kendinden geçmişti ve beni tam anlamı .    ile becermek istiyordu bütün gerkemiyle beni beceriyordu ben artık hiç bir şey duymuyordum sadece içimdeki kalın sıcak kara sert penisi hisediyordum. benim ayaklarım yerden kesilmişti ve içimden çıktı ben delirdim bağırıyırdum çıkma diye o ise koltuğa oturdu ve üstüne çıkmamı söyledi elime aldım o ana kadar iki yada beş bilemiyorum o kadar falan gelmiştim ve ağzıma alıp sanki o penise    bir teşekkür ettim ve üzerine çıkıp elimle kadınlığıma onu yerleştirdim kadımlığıma diyorum çünkü şimdi gerçekten bana kadınlığı yaşatan o olmuştu ona becer beni dağıt en dibine sok diyordum deliye donmüştüm içimde ben çılgın gibi üzerinde zıplıyordum ve o iri kaslı    omuzlara kılsız siyah göğsüne dokunarak destek alıyordum açıkçası ellerimi nereye koyacağımı yada neremi mıncıklayacağımı şaşırmıştım deli gibi üzerinde en derinlerime kadar onu içime alıyrodum. birden kalkmamı söyledi üzerinden kaltım ama dışarı boşalmasını istemiyordum ona söyledim ama hamile kalabileceğimi hatırlattı sorun    değil dedim ama bir kaç saniyede ok şimdilik böyle olsun dedim tetrar üzerime çıktı ve içime daldı altında resmen ezliyordum oh bu inanılmazdı ikimizde diliye döndük çılgınlar gibi bağırıyorduk ve o kendini koyverdi aslında dışarı boşalacaktı ama tutamadı kendini en    derinime girdiği anda kızgın lavlar gibi erkekliğinin bütün gücünü açaime akıtmaya başladı ben çığlık çığlıha ona teşekkür ediyordum deliye dönmüştüm    öylece boşaldı ve yavaşça çıktığında hala o kara canavarıın ucundan mutluluk sütü dökülmekteydi elime aldım ve bırakmadım ucunu ağzıma götürüp emiyordum ve onu temizledim nede olsa daha onunla işim bitmemişti daha sabaha çok vardı ama dinlenmeliydik bu gecenin daha sonrasını    bir sonraki yazımda anlatacağım . Gönderen: Emel
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

o komşum yokmu–2

O gün yaşadklarım sanki bana bir rüya gibi gelmişti. Ertesi günü işyerindeyken yine tel. çaldı. Arayan hale hanımdı. Bana eve hemen gelmemi istiyordu. Tabi ben ikiletmeden 45 dakika sonra evimdeydim. Eve gider gitmez hemen biramı açtım ve beklemeye başladım .    Nihayet 10 dakika kadar sonra kapım çalındı gelen oydu. Kapıdan adımını atar atmaz hemen öpüşmeye başlamıştıkki kapı tekrar çalındı. Ben şaşırmıştım ama hale hanım hemen kapıyı açtı. Şaşkınlığım bir kat daha artmıştı gelen annesi asuman teyzeydi. Asuman teyze 60 yaşları    civarında bakımlı bir kadındı. Ama ben ne diyeceğimi şaşırmış vaziyete ona bakarken o odaya geçmemizi söyledi. Bana hale hanım dün yaşadıklarımı annesine anlattığını ve annesininde bundan çok etkilendiği ve güvenebileceği birini bulduğundan dolayı benimle birlikte olmak istediğini söyledi. Zaten yapacak bir şeyim yoktu. kabul etmekten başkaönce hale hanım yanıma geldi ve beni öpmeye başladı ama ben gözlerimi annesinden alamıyordum . Sonra ikimizde soyunduk hale hanım sanki dünden farklı ve beni    çıldırtmak için elinden geleni yapıyor üzerimdeki şaşkınlğımı ve kararsızlığım atlatmak için beni yiyordu. Bu sırada bende tekrar erekte olmaya başlamıştım    ve anneside bize katılmıştı tek farkla üstünde iç çamaşırları ile. Benimkini hale hanım saxo çekerken anneside öpüyordu. Daha doğrusu öpmüyor .    yiyordu sanki. Bende elimi annesinin kasıklarına kaydırdım ve kilodunu üstünden onu okşamaya başadım. Sonra kilodunu çıkarmadan altını yana sıyıyararak o yeni temizlemiş kadınlığından öpmeye başladım. İnanırmısınız kadınlığı vıcık vıcık olmuştu bu ben inanamamıştım . Sonra dilimle her iki deiğini becerdim.    Zaten benim en çok sevdiğim şey karşımdakine oral sex apmaktır. .    İlk orgazm annesi ile beraber yaşadık ben kızının ağzına boşalırrken oda beni suyu ile ıslatmış ve doruğa ulaşmıştı.. Sonra yer değiştirdiler. Bu sefer ben kızına oral yaparken oda bana yapıyordu.    İnanırmısınız kızından bin kat daha iyi işini beceriyordu. Ben tekrar erekte olduğumda bu sefer annesi kucağıma oturdu ve hoplamaya başladı.    kızıda annesinin göğüslerini meydana çıkarmış o hafif sarkık göğüslerini emiyor uçalarını sıkarak cannı yakıyordu. Annesi daha daha diyerek hızlanmaya başladı    yaklaşık eş dakika sontra ben kucağımdan indirdim ve onu 4 ayaak pozisyonunda önünde domaltım. kızıda altatn annesi ile 69 pozisyonundaydı. Gözlerime inanamıyordum . zaten halada bir hayal gibi geliyor .bir müddet becerdikten sonraNeyse ben bu sfer onun arka kapısını yoklamaya başladım ve amının suyu ile ıslanmış olan yarağımı birden arkasına gömdüm . İnanırmısınız o çıkardığı ses hala kulaklarımda. O şekilde bir müddet becerdikten sonra artık geiyordum hemde nasıl. Tüm menilerimi arkasından çıkartmadan boşaldım. Onalr    da bu arada boşaldılar. Ben dinlenmek için kotuğa oturdunm ve onları seyretmeye başaldım. ikisi beraber tekrar sevişmeye başalmışlar ve bende    elmde biira şişesiyle onları iz
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

yengemi istiyordum

Yengem beni cagırdı ve ne oldugunu soledim ve bize bi komür almaya gidelim dedi ve bende tamam dedim ve kömür geldi saatde 6 sıralarıydı yengemle komürlerei cekmeye basladık hava baya karardı ve kömür cekmeyi bitirdik ve ben gidiyom dedim yengemde geç oldu artık gidemessin dedi ve eve telfon acıp habaer verdi gökhan bügün burda kalsın dedi ve onlarda kabul ettiler bayada kirlenmiştik yengeme dedim bende duş alacam dedim yengem ben alıyım sende benden sonra alırsın dedi ben de tamam dedim yengem banyoya girdi ve bende gözetlemeye gittim kapı az acıktı yengem soyunuyordu ve penyesini cıkarttı altındaki sütyeni beni cıldırttı ve o tangası cok güzeldi ve yengem beni gördü ve bornozunu giyim ne oldu dedi bende hiç bişi söylemeden götüne elledim ve bornozu yere atıp öpüşmeye başladık ve yatak odasına gittik yengem yanıyordu ve öpmeye başladım yengem deliler gibi öbüyordu ve sonra amını yalamaya basladım yengem deliler gibi ah oh die bagırıyordu biraz yaladıktan sonra azına verdim ve yarragım kıvamına ghelmişti ve artık sok hadi amıma dedi ve bende durmayıp amına sokmaya başladım sıcacıktı ve ikimizde boşaldıkk artık duş alıp karı koca gibi yattık ve sabah oldu ben üstümü giyindim yengemde giyindi ve hadi biraz daha sikjişelim dedim ve hadi dedi yengemi soymaya başladımm ö sütyeni öptümm sonra altını soymaya baŞLADIMM O DANTELLİ KİLODU COK güzeldi kilodunuda yaladım ve kanepeye sırt ustü yatırıp sikimi keremledim ve yavas yavas sokmaya basladım ve cok bagırıyordu ve sonun da içine boşaldım son ra dedim sen sik beniş artık dedim tamam dedi yarragımı agzına aldı yalamaya basladi benideliler gibi öpüyordu ve her zaman böyle sikişiyordukk

esra ablanin ayaklari

Esra Abla`nın Ayakları Ilkokul ve ortaokuldayken şubat tatillerinde dayıma giderdim. Gündüzleri evde dayımın kızı esra ablayla kalırdık. Esra abla benden 4 yaş büyüktü, çocukluğumuzdan beri hep oyun oynadığımız için çok yakındık. Yere oturup monopol oynardık. Karşıma eteğiyle otururdu. Oyuna kendini kaptırınca eteği yukarılara doğru sıyrılır beni deli ederdi. Benim baktığımı farkeder ama bişey söylemezdi. Bazen kendi pulunu ayağıyla ilerletirdi, biçimli ayakları ve açılan eteğiyle müthiş bir manzara oluşurdu. O büyük olduğu için genelde hep oyunda daha iyi durumda olurdu. Onun oteline geldiğimde çok para ödemem gerekirdi, o kadar param olmadığı için iflas durumuna gelirdim ama oyun bitmesin diye ona yalvarır ne istersen yaparım derdim. Bazen bana makyaj yapmak isterdi, bazen kendi elbiselerini giydirir öyle oynamamı isterdi. Ona yalvarmam hoşuna giderdi, oyunda kötü duruma düşünce başla bakalım yalvarmaya beni ikna edersen devam ederiz derdi. Birgün ben yine yalvarırken “ordan olmaz, ayaklarımın dibine eğil ve öyle yalvar” dedi. Ben ayaklarının önünde diz çöktüm, gözümün önünde bir çift çok güzel ayak duruyordu. Sonra ayaklarını öpmemi istedi. Ayağının üstüne bir öpücük kondurdum. O günlük kabul etti. Artık pişti, kıztavlası, her oyun yalvarma seansına dönüşüyordu. Ertesi gün ayaklarının altını öpeyim diye yalvarmaya başladım. Ayağının altını öptürmeye başladı… Yere yattım ve o her ayağının altını 10`ar kez öpmemi istedi. Tam başlamıştım kapı çaldı ve aynı apartmanda oturan arkadaşı burçak abla geldi. Onlar biraz konuştuktan sonra bana dönüp hadi yat yere dedi. Esra abla cezamı burçak ablaya anlattı ve çok güldüler, bense yerin dibine geçmiştim. Ama kızın da hoşuna gitti ve cezamı çekmem gerektiğini söyledi. Yere yattım, esra abla gelip ayağının altını öptürmeye başladı. İlk ayak bitince “cezanın kalanını burçak versin” dedi. Ben kabul etmedim ama burçak abla çorabını çıkarmıştı bile. Esra abla zorla beni onun oturduğu yere çekti, koltuğun altında kafamı onun ayaklarına bastırdı. Tamam bırak öpücem dedim. Kız ayağını uzattı ve öpmeye başladım ama esra abla “ayağının altını öpeceksin” diye araya girdi, baştan saymaya başladı. İşim bitince oyun oynayalım dediler. Onlar iki kardeş prenses oldular ben de uşakları sebastiyan. Esra ablamın elbiselerini giyip, takılar takıyorlardı. Sözde bir davete gideceklerdi ve hazırlanıyorlardı. Bana devamlı emir veriyorlardı. Uşak şu ojeyi ver, sebastiyan kırmızı çoraplarımı getir onları giymek istiyorum, kraliçenin (yengemin) topuklu ayakkabılarından getirip giydirmemi istiyorum gibi. Davete giderken ben arabacı oluyordum. Kanepeye 2 sandalye koyup araba yapıyordum. Kanepeye çıkmak için beni yere yatırıp üstüme basıp çıkıyorlardı. Dönüşte heşey tersine işliyordu. Benden ayakkabılarını, çoraplarını çıkarmamı istiyorlardı. Ayaklarını yıkadım… Oyunda gece olunca onlar yatağa yatıyordu ben yere. sabah uyanıp benden yüzlerini yıkamak için su istediler. Tabi ki sadece bununla kalmayıp ayaklarını da yıkamamı istediler. Banyodan getirdiğim boş leğende sözde ayaklarını yıkadım. Yengemin kurabiyeleriyle kahvaltılarını yaptılar ama benim yemem yasaktı. Bana az önce ayaklarını soktukları leğenin içine kırıntılarını atıyorlar, ayaklarıyla ezip öyle yediriyorlardı. Esra ablam çubuk krakerleri ayak parmaklarının arasında bana uzatıp ağzımla aldırıyordu. Sonraki gün sinemaya gideceklerdi. Burçak abla kapıya gelince esra ablam kapıyı açıp beni çağırdı, ben emekleyerek gelip ayaklarının dibinde ona hoşgeldin dedim. kız “bu hala böyle sürünüyor mu” dedi ve gülüştüler. Burçak abla hemen oyuna katılıp “çekil ayağımın altından” diyip ayağıyla itti beni. Esra abla zaten her bahaneyle üstüme basıyor, itip kakıyordu. kızınca bi çıpıda çorabını çıkarıp ayaklarını öpmemi emrediyordu. Odadan çoraplarını emekleyerek gidip, ağzımda getiriyordum. Bazen kendi çorabımı ağzımla çekiştirip çıkarmamı ve kendi ayağımı öpmemi istiyordu. Bunu yaparken çok zorlanıyordum, onlar da çok eğleniyorlardı. Sinemaya beni de götürmeleri için ikisinin de ayaklarını 20 kere öpmek zorunda kaldım ama yine de götürmediler. Rezil olursun diye tehdit etti… Akşama beni götürmediler diye yengeme şikayet eder gibi oldum, esra abla durumu toparlayıp beni odaya çekti ve ayaklarını öptüğümü erkeklere söylerim, rezil olursun diye tehdit etti. Bizim okulda üst sınıflarda okuyan bi çocuk vardı mahallede ona söylerim okulda da rezil olursun dedi. Tabi korkumdan bişey söyleyemedim. Sadece başkalarının ayaklarını öptürmemesini istedim, kabul etti. Artık o burçak ablaya gidiyordu ama bana makyaj yapmaya, kız gibi giydirmeye, ayaklarını öptürmeye tatilin ikinci haftası da devam etti. Sonraki sene artık ben kadınların ayaklarından gözünü alamayan, evde annesinin çoraplarını, elbiselerini, ayakkabılarını giyen biri olup çıkmıştım. Gözüm hep esra ablanın ayaklarındaydı ama artık büyüdüğüm için bu oyunlarımız saçmalaşmıştı. Bir daha hiç ayaklarına dokunamadım. Eskilerden hiç bahsetmiyordu. Ben lisedeyken karşımda ayaklarına oje sürerken konuyu açtım: eskiden nasıl oyun oynardık, ben sizin uşağınız olurdum dedim. Sadece “hııı” diye onayladı. Biraz daha zorladım:burçak ablanın ayakları ne çirkindi di mi? Senin ayakların o zamanlardan beri çok güzel dedim. “Evet, burçaklar afyon`a taşındı” diye konuyu değiştirdi. O günden beri çok istememe rağmen hiçbir kadının ayaklarını öpemedim…